Antalya'nın Alanya ilçesinde erken doğum sonucu 500 gram olarak dünyaya gelen Altay bebek hayatını kaybetti. Doğumu sezeryanla gerçekleştirilen bebek, yaklaşık 1 yıl kuvezde gözetim altında tutulacaktı. Solunum güçlüğü çektiği için hayati tehlikesi devam eden bebek hayata veda etti.
Teomanpaşa Mahallesi'nde cumartesi günü bir evde yangın çıktı. İrikuş ailesinin evinin yandığını gören komşuları evde bulunan çocukları kurtarmak için canla başla çalıştı. İtfaiye olay yerine kısa sürede geldi ama ev o zamana kadar kül olup gitti. Hiç eşyası kalmayan aile, evin reisinin de işsiz olması nedeniyle sokakta yaşamaya başladı. Okul formaları, kitapları, çantaları da yangınla yok olan çocuklar ikinci dönem başlamasına rağmen okula gidemiyor. İşin özü ailenin evleriyle beraber hayalleri de kül olup gitti..
Şükran ve İbrahim kardeşlerin hazin öyküsü gelecek şimdi ekranlarınıza. Babaları hapse düşmüş anneleriyse girdiği bunalım sonrası evi terketmiş. Bir anda babaanneleriyle bir başlarına kalan biri 1,5 diğeriyse 2,5 yaşındaki Berberoğlu kardeşlerin, hazin öyküsü işte böyle başlıyor. Annelerinden 5 aydır ayrı olan çocuklar, babalarının hapisten çıkmasınada sevinememiş. Çünkü babalarıda karısının onları terk etmesini bir türlü hazmedemediği için bunalıma girmiş, çocuklarına bakmaz olmuş. İşsiz olması nedeniyle çocuklarına yiyecek yemek bile alamayan baba, sefalef içindeki çocukları için birşey yapamazken, babaanneleri Şükran Berberoğlu'ysa torunlarının haline üzülüp gözyaşı döküyor...
Osman Erol kanser hastası. Ama sadece bir organından değil. Gırtlak, mide ve bağırsak kanserlerinin hepsini birden yaşıyor. Adına yaşamak denirse tabiki...Tüm bunlar yetmezmiş gibi kemik erimesine de tutuldu. Üç kardeşini kanserden kaybetti, yine de yılmadı, bu illet hastalıkla yıllarca mücadele verdi. Devlet Hastanesi'nden emekli olan Erol, geceleri ateşlenip ayağa kalkamaz hale geldiğinde defalarca 112 acil servisi aradı ama kimse gelmedi. Aylık 400 YTL maaşı olan yaşlı adam taksicilere borçlanmak zorunda kaldı ve günün birinde canına tak ederek valiliğe şikayette bulundu. İşte bir kanser hastasının başına gelerler..
Onu bundan tam 4 yıl önce ekranlarınıza getirmiştik. Sadece altını ıslattığı gerekçesiyle evin bodrumuna kilitlenen Nurten Akman, burda yaşadığı hücre hayatı nedeniyle akli dengesini yitirmiş bir haldeydi. Ekranlarınıza getirdiğimiz tablo gerçektende insanı şaşkına çevirmeye yetiyor, ''Bir insan nasıl bu koşullarda yaşar'' dedirtiyordu. 4 ay boyunca VTV Haber olarak Nurten'in dramına herkesi ortak etmiş, onun bir rehabilitasyon merkezine gönderilmesi için büyük çaba harcamış ve de başarılı olmuştuk. Manisa'daki rehabilitasyon merkezine kabul edilen Nurten, burda Ağustos 2004'ten itibaren tedavi görmeye başladı. 4 yıl aradan sonra evine yani Antalya'ya 1 aylık tatil için gelen Nurten'i görmeye gittik. Gözlerimize inanamadık desek yeridir. 4 yıl önceki görüntülerle şimdiki halini karşılaştırdık. Ceyda Tanyeli Nurten'i 4 yıl takip etti ve bakın yardım eli uzandığı takdirde insanların nasıl sağlıklarına kavuşup, yüzlerinin tekrar gülebildiğini ortaya koydu..
O hayatının baharında bir genç... Başarılı bir yüzücü... İnsanların yaşaması için projeleri var. Birçok kişinin önemsemediği organ bağışına dikkat çekerek, insanların organlarını bağışlaması için çabalıyordu. Burak Altun bu amaçla gazetelerde çıkan tüm organ nakli haberlerini topladı. Afişler hazırladı. Amacı bu küpürlerle ''Bırakın Gözleriniz 3 Bin Yılını Görsün'' adıyla bir sergi açacaktı. Organ bağışını yaygınlaştıracaktı. Genç yaşına rağmen insanları yaşatmak için çabalayan Burak Altun, şimdi kendisi yaşam mücadelesi veriyor. Geçirdiği trafik kazası ağır yaralanan Burak Altun, yoğun bakımda tedavi altında. O, yoğun bakımda yaşam savaşı verirken, arkadaşları hastane bahçesinde Burak'ın çok istediği sergiyi açtı. Belki görür ve hayata daha fazla sarılır diye..
Resul Özdamar altı aydır iş bulamayınca aile bunalıma girdi. Anne, kızının tatilinde okuması gereken kitabı alabilmek için elinde kalan son eşyasını, yani yüzüğünü sattı. Evin iki oğlu anne ve babalarına destek olabilmek için gece gündüz iş arar oldu ama bulamadı. Tüm bunların içinde artık yaşama küsen aile hayatlarına son vermek üzere. ''Allah korkum olmasa çocuklara zehir içirip, ardından da kendim içeceğim'' diyecek kadar çaresiz olan baba, son çırpınış olarak duyarlı işadamlarından yardım bekliyor. Feryat eden annesinin çektiklerine dayanamayan ilköğretim okulu birinci sınıf öğrencisi Dilek'in gözyaşlarıysa minik kızın içinde bulunduğu durumu özetlemeye yetiyorda artıyor bile..
Hülya Arıkan belindeki kemik eğriliği nedeniyle yıllarca tedavi gördü ve beline iki platin takıldı. Bu platinlerle yaşamaya mahkumken, düştü ve platinleri kırıldı. İşte o andan itibaren genç kadının hayatı karardı. Defalarca ameliyat oldu ama acılarını hiçkimse dindiremedi. Otururken, yürürken büyük ızdıraplar çeken Arıkan, hergün ağrı kesici iğneler yaptırarak ayakta durmaya çalışıyor. Tıp Fakültesi'nde yapılan ameliyatlar sonrası iyileşme olmadığı için artık burdaki doktorlar yapabilecekleri birşey kalmadığını açıkladı. İstanbul'da özel bir hastene ameliyatı yapacağını belirtsede, genç kadın parasızlıktan artık ameliyat bile olamıyor...
Antalya'nın en önemli sorunlarından biri olan göç, yaşamın her alanında olumsuzluklar yaratmayı sürdürüyor. Göç eczacıları da etkiledi. Türkiye'nin yıllık nüfus artışının 2 katı bir nüfus artışına sahip olan Antalya kayıtlı eczacı bakımından Türkiye'nin 4'üncü kenti. Ancak cirolara bakıldığındaysa Antalya 81 il arasında 78'inci sırada yer alıyor. Eczacılar Odası Başkanı Cihan Dinç, gizli iflas durumunda olduklarını açıkladı ve Sağlık bakanlığından yardım istedi.
Feride Bahçıvan tam 80 yaşında. Ayağa zor kalkıyor, güçlükle yürüyebiliyor. Yaşadıkları adeta yüzüne yansıyan yaşlı kadın, eşi öldükten sonra sefil bir hayat sürmeye başladı. Üvey çocukları ziyarete gelmez olduğu gibi, iddialara göre üvey kızı eşinden bağlanan maaşı da alıp, yaşlı kadına vermez oldu. Soğuk kış şartlarında odunsuz, kömürsüz kalan, yemek yapacak erzağı olmayan Feride Teyze, biriken ev kirası ve ödenmeyen faturalar nedeniyle zor günler geçiriyor.